12 Kasım 2008 Çarşamba

Mehmet Akif Ersoy ve Safahat!


"Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın. / Derdim, sana baktıkça, a bîçâre kitâbım! / Kim derdi ki: Sen çök de senin arkanda kalsın, / Uğrunda harâb eylediğim ömr-i harâbım!" Mehmed Âkif Ersoy

Şairlerin, milletlerin hislerine tercüman olması gerekirken, ne yazık ki, bugün şairlerimizi tercümansız okuyamıyoruz. Oysa bugün onlara ne çok ihtiyacmız var, hele ki Akif'inki gibi hisli bir yüreğe.

Nicedir elimin altında, Akif'in, üzerinde ömür tükettiği Safahat. Oysa bugün, onu anlamaktan nice uzağız.

Onu anlamaktan nice uzaksak, o kerte de Çağ'ı onun idrakiyle okumağa muhtacız.

Bir karar verdim. Genç kardeşlerim, O'nu şiirlerini yazdığı dilde anlamakta zorlanan insanlarım için, nacizane bir katkı olarak, günümüz Türkçesine çevirmeye gayret edeceğim.

Dikkatli olmakta fayda gördüğüm birkaç husus var:

1- Bugün dahi kullanılan ve karşılıkları bilinen kelimeleri, Osmanlıca da olsa çevirmeyeceğim.
2- Şiirin tadını, ritmini bozmamak için elden geldiğince gayret sarfedeceğim.
3- Bu çabamdan dolayı söven de olacaktır, sayan da! Ama Akif'in büyük eserine ve kutlu hatırasına yapılacak en büyük saygısızlığın, kitaplarını okursuz bırakmak olduğunu düşünmenizi istiyorum. Uğurunda ömür hasrettiği bu fikirleri ve onun bir temsili olan kitabını okumak zorundayız! Bu çabamı böyle bir zorunluluğun ertelenmemesi adına,



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder